ikili bloğu pırıl pırıl kurmalı, sonrasında ellerimiz çalılarda parkın yolunu bulmalıyız

müzik:

kızların çin’le maçı birazdan başlayacak. olimpiyat’lar sinir harbi bizim için. revirdeyiz revirde değil otelde. yapabileceğimizi bildiğimiz, daha önce yaptığımız şeyi yapamıyoruz.

sakatlıklar. nesli, kızların hep beraber oynadığında dünyanın en iyi takımına dönüştüğünü söylüyor. ve olimpiyatlarda oynayamadığımızı. ama sanki zehra sakatlanınca hepsi sakatlanmış, hande mesela sakatlığın s’sini duymak ve konuşmak istemiyor ya, sanki hepsi öyle. cansu, gizem… yok nasıl çıksın geçen sene?

ay burada birlikte oynamayı sevmek. ne büyük nimet. ne zevkli oluyor öyle oynamak. pijama partisi gibi.

maç başlıyor. cansu ve ebrar nihayet ilk altıda. kaybedeceksek de as kadromuzla kaybedeceğiz. grup aşaması boyunca rotasyonumuzu arama çabası gerekliydi fakat acz halinde de bıraktığı zamanlar da oldu.

herkesin hedefinde santarelli var. var ya b. bi yakalasa ümüğüne çöküp koltuğu kendisine alacak, benden söylemesi.

maça geç geldim. çin 4-1 önde başlamış. eyvah dedim görür görmez, italya maçının heyecansız atmosferi dağılmamış. meğer dağılmış, sırbistan’a doğru üflemişiz. hemen skoru eşitliyoruz hırsla. skor 4-4. cansu’nun etkisini daha başlar başlamaz hissediyoruz. topu adeta çıkmasın diye karşı tarafa yolluyoruz.

yeni öğrendiğim voleybol terimiyle öldürüyoruz topu.

ebrar ruh gibi. kurban olurum nasıl üzgün formsuzluğuna. sanki socrates röportajında dedikleri dolanmış gibi 4 numarada. 

vargas burada.

hadi ebrar. ace iyi gelsin sana.

oynuyoruz. yenilsek de yensek de.

ortayı, eda’yla, iyi kullanıyoruz.

20’lere kadar başa baş geldik ama düştük oralarda. manşetler aksadı, çin’in hızına bloklarımız yetişemedi.

set gitti derken götlerine yapıştık. seti almalarına rağmen oyun berabere.

ikinci sete blokla başlıyoruz. zehra’nın servisleriyle oyuna 3-0’lık seriyle yerleşiyoruz. ve mola geliyor. skor 4-1.

tam bu noktada d. ve ı. film kulübünde sohbete başlıyoruz. ve maç boyu b., y. ve n. de sohbete dahil oluyor ve tüm maçı beraber seyrediyoruz.

oyun yerini sevdi. 7-2. gizem oyunu orada tutmak için kendini yerlere atıyor.

cansu ve ebrar’sa göz kırparcasına 9. sayıyı aldı. üstüne, vargas dümdüz, mesajsız, öldürücü bir smaç ve 10’a 5 öndeyiz.

tam uyuttuk.

alıp gitsek şu seti. karşılıklı sayılar. hatta, biz daha kolay sayılar alıyoruz. 14-9.

— — — —

ve cansu’nun sakatlığı sahada.

— — — —

hande oyunun tamamını eline aldı. 18-13. servis hatasıyla oyunu gerektiği yerde devrediyor. 20-14.

ebrar sayı alıyor ve en önemlisi bu.

çin de rahat sayı almaya başladı. 22-18.

Santarelli o yüzden savunmaya oyuncu alıyor. mola alıyor. yetmiyor. çin farkı 1’e indiriyor. kızlar gibi diğer kızlar da oyunu bırakmak yok diyor.

meliha’yla boğucu baskı dağılıyor.

oh

zehra’nın bloğu seti bitiriyor.

her set başı taze bir yorgunluk, taze çileli bir heyecan; ya düşersek?

düşmüyoruz. ebrar sıkı servisler atıyor. 4-1. ebrar servisi kaçırınca, çin oyuna geliyor ve skoru eşitliyor. tekrardan öne geçirense en iyi oyuncumuz vargas.

sen sağol mile! sayende aseksüelleri kutluyoruz ard arda: ace ace — ace ace… 9-5.

aman allahım elif. kendisi dışında herkesi oyunun dışında bırakan o plase. ne mahirce. tek bir hareketiyle oyunu herkesten çekip almak, odayı süpürmüşsün ferahlığında bir sayı.

iyi oynarken sayı yemek dahi sorun olmuyor. kalkıyor ve ediyorsun. kızlar kendilerini güvene aldı gibi. 15-9.

oyun şaştı. 16-13. eyvah eyvah. hande de sakatlandı. tüm duygu ve acıları göz yaşı oldu onun da cansu gibi.

ama oyunda kaldı şimdilik.

oyunumuzu oynayamamaktan şikayetçiydik olimpiyat, hatta yaz boyu. oynayacak sağlıktan yoksunuz işte. belli. kızlar, yorumcular, izleyenler ve lezbiyenler, hepimiz bir gerçeği ısrarla görmüyoruz. öylecesine istiyoruz kazanmayı, ne acayip.

elif’in hande’ye oynayamadığını söylüyor spiker.

oyun başa baş. 18-16.

çin oyunda önde, skorda geride. 20-18. sinir harbine döndü diyo spiker. haklı. film kulübünden çıt çıkmıyor. herkes sessiz, herkes tedirgin. bekliyoruz…

… derken ebrar’dan net bir smaç. ve servise geçiyor. 21-19.

set sonu sinirler alev aldı. 23-22.

24-23. 24-24. vargas. ebrar. kızlar 2-1 kızlar oh

üçüncü sete 2-0 geride başlamıştık ki hande kükredi. bense tuvalette o oynar mı acaba kaygısındaydım. 2-2.

yetmedi ama. yorulduk mu? oyunda yokuz. 2-8.

şimdiyse yaşlarımız gizem’in gözlerinde birikiyor. Ne zor, elinden geleni sınırlarının en uç noktasında, uzun zamanlar boyunca göstermek. gizem bu pozisyon için maç sonu verdiği röportajında şunları söyledi: “Sahada omzumu bıraktım sonra dedim ki bir tane daha omzum var devam edebilirim!” aşkım kendin içinse bi şey diyemeyeceğim ama lütfen benim içinse hiç gerek yok. gel otur, dinlen, kakuleli kahve pişereyim sana.

dinlenmemiz lazım. belli. bu set oyun çıkaracak mecali bulamadık. 4-12.

nerdeyse karşılarında durmuyoruz. sert smaçlarına kafamızı eğiyoruz (ki kind a hot). oyun oraya geldi. 6-15.

insafsızca smaçlar kafamıza kafamıza devam. seti bıraktığında, oyundan haz da alabileceğin bir mağlubiyet. sahada sinirlerim bozulur, gülerdim kızların yerinde olsam herhalde. 10-19.

derya’yı anmadan oyunu anlatamam. tek oyuncumuz. sağlıklı ve dinç.

derya’nın tertemiz smacı ve servise geçmesiyle başlayan, çin’in iki defa topu dışarı atmasıyla devam eden bir seri yakaladık. meliha da blok out yaptırarak seriyi sıkılaştırdı. 16-20.

gizlice vargas’ı dinlendiriyoruz galiba. ebrar da oyunda değil.

oyundayız. 19-21. meliha taşıdı, oyunun içine attı azmiyle.

çin seti temiz bitirdi. oyunu ortadan kaldırdı. 19-25.

son set.

oyunun şekillenişinde olucaz dedik. oyunun hamurunu yoğuruyoruz. sahadayız. onlar da aynı şekilde.

1-1.

çin’in boyu oyuna ilk kez dahil oluyor. ürkütücü bloklar. 2-4. böyle kısa bi sette.

meliha defansta, vargas, vargas, vargas. 4-4.

sus ya spiker allah aşkına. bırak şu osman aşkın bak’ı. elif’in plase’sine bak spiker. 5-5.

spiker de şaştı. onların bizim kadar istemediğini söyledi. ne alaka? niye hakeme salça oluyorsun, sal gitsin.

oyun dengede. 7-6.

oyun yok. ya da benim burnuma yok. karmaşadan, gerginlikten sayı çıkarıyor iki takım. 8-7.

alan değişti sahada. oyuna etkisi olucak mı?

9-9.

9-10.

iyi manşet, vargas lazım. (ne anlarsam?)

aynen de oldu beee!

10-10.

elif’in parmakları file üstü sayıya tikeliyor. 11-10.

11-11.

iyi manşet, vargas. 40. sayısı

12-11.

vargas 41.

kere maşallah.

challange’la skor tabelasına konmuş sayımızı üfleyip kaçırdılar. 12-11.

yine de 13-11. mola.

çin ortadan aldı sayıyı. 13-12.

iyi manşet, vargas 41. maç sayısı. vargas servisi.

atmadan önce bakıyor!!!! bakıyor!!! görüyor!!! zamanın titreşimlere düştüğü anda görme duyusu en keskin yüzünü gösteriyor.

maç sonu gün kendiliğinden planlandı. imza atmaya parklara, mülakat yapmaya pazara ve bir şeyler içmek için sinemaya gitmem gerekti. saçlarım ıslak çıkmak istedim sokağa. taze taze.

çömeldiğin yerde parkı kendine yakın kılmak. elbette berlin’de bu iş istanbul’a nazaran daha kolay. dahlem’deki parkın okşayıcı serinliği maç hararetini aldı, hayata yaklaştırdı. üzerime sinen bayrak kokusu gitti nihayet.

elim çalılarda yol yürümeye başladım. bitkileri kopara kopara. ilk turnagagalı dakka otu düştü kucağıma. ardından çingene pembesi obur bir ortanca çiçeği.

ta ki seninle karşılaşana kadar baby.

i got you my dear baby, finally. you were sunbathing on fuldastr. have been searching you since your earthly scent left my room in 2019. as if like, now, I find my peace within. or is it a cruel optimism that chews me out again and again.

Yorum bırakın