çalışma masası parklara bürününce

müzik: lorde-stoned at the nail salon (…oş’a).

bazen çalışma masam hasenheide,

bazen nefes aldığım canım parkım çalışma masası oluyor.

oradan oraya başka yer yokmuş gibi geçiyor günler.

ve aralığında gündüz düşlerine açıyor gül goncası.

—–

peki şiirli hangi ısırıklar kapıyı aralıyor? hangi ısırıklar şeftali tadında yaklaştırıyor bu serin sıcak iklimleri? bu haz nereden geliyor? Neden bu ılıklık?

Sahi safi burada mı bu rahatlık?

—–

zamanın bu en uysal anında yüzümü yüzüne açtım. yumuşacıktım. telaşsız. bedenimi yılan gibi kıvıra kıvıra esnetmeye başladım. esneyen kemiklerimden çimlere karanlık ninniler döküldüler. yüz yıllık yorgunluk misali. okşadım ben de onları esneyen nefesimle. o an dinlenmek, bir şehir parkında temiz nefes çekmek birini uğurluyormuş gibi kederli ve hafif hissettirdi.

—–

yer değiştiriyorum.

zaman giderek daha da uysallaşıyor ve kendime hasenheide’de bir yer açıyorum. balkonumda filizlendirdiğim fidanları dikmeye benzer bi yer açma. ve gündüz düşleri görmeye başlıyorum ardından. alıp başımı en uzak kıyılara gidiyorum. kimsenin görmediği denizlerde ancak ferah bir oh çekiyorum. kız başıma dağlarda bitkiler topluyor, aktarlarla çay koyusu sohbete tutuşuyorum. karahindiba gibi bir bitkide dahi cennetin zerreciklerini gören peygamber gözlerinin peşine düşüyorum. ıslak bir ormanı kokluyorum. envai çeşit ot böcek kokularıyla uçuşuyor o zaman. tanımıyorum birçoğunu. yine de sanki toprağa karışıyorum. kıvrımlarımızda kucaklar oluyoruz. ıhlamur oluyorum;

kokuların ve melankolinin en güzeli oluyorum.

ve

hareket sakince devam ediyor.

—–

ormanların serinliğini katıyorum içime. işte o zaman pır pır atmıyor zaman. suhuletli yüzünü gördüğümdeyse zamanla da arkadaşlık kuruyoruz, belki unutulmuş birer çiçek likörü eşliğinde. 

—–

30’umu akademiden kurtarmalıyım. böyle başladım bu işe. bir mailden geldim buraya. temiz bir nefes gibi özgür. önce demledim uzun uzun kimyon, rezene, kişniş ve utancımla. anasona kaçmış tadı ama latif…

bir gündüz düşü
görürsen eğer; farkede ceksin
görünmez dalgaları,
ejderha nefesi kokacak, duyacaksın
onu sıcacık dans eden eklem ağrısı gibi

Yorum bırakın